23 Mayıs 2013 Perşembe

Dünya parlamentolarında kadın vekillerin oranı

"The data in the table below has been compiled by the Inter-Parliamentary Unionon the basis of information provided by National Parliaments by 1st April 2013.189 countries are classified by descending order of the percentage of women in the lower or single House. Comparative data on the world and regional averages as well as data concerning the two regional parliamentary assemblies elected by direct suffrage can be found on separate pages. You can use the PARLINE database to view detailed results of parliamentary elections by country."


WORLD CLASSIFICATION
RankCountryLower or single HouseUpper House or Senate
ElectionsSeats*Women% WElectionsSeats*Women% W
1Rwanda9 2008804556.3%9 2011261038.5%
2Andorra4 2011281450.0%------------
3Cuba2 201361229948.9%------------
4Sweden9 201034915644.7%------------
5Seychelles9 2011321443.8%------------
6Senegal7 20121506442.7%------------
7Finland4 20112008542.5%------------
8South Africa 14 200940016942.3%4 2009531732.1%
9Nicaragua11 2011923740.2%------------
10Iceland4 2009632539.7%------------
11Norway9 20091696739.6%------------
12Mozambique10 20092509839.2%------------
13Denmark9 20111797039.1%------------
14Netherlands9 20121505838.7%5 2011752736.0%
15Costa Rica2 2010572238.6%------------
16Timor-Leste7 2012652538.5%------------
17Belgium6 20101505738.0%6 2010712940.8%
18Argentina10 20112579637.4%10 2011722838.9%
19Mexico7 201250018436.8%7 20121284232.8%
20Spain11 201135012636.0%11 20112669134.2%
"United Republic of Tanzania10 201035012636.0%------------
21Uganda2 201138613535.0%------------
22Angola8 20122207534.1%------------
23Grenada2 201315533.3%3 201313215.4%
24Nepal4 200859419733.2%------------
"Serbia5 20122508333.2%------------
25Germany9 200962020432.9%N.A.691927.5%
26The F.Y.R. of Macedonia6 20111234032.5%------------
27New Zealand11 20111213932.2%------------
"Slovenia12 2011902932.2%11 20124037.5%
28Algeria5 201246214631.6%12 2012142107.0%
29Guyana11 2011672131.3%------------
30Burundi7 20101053230.5%7 2010411946.3%
31Switzerland10 20112005829.0%10 201146919.6%
32Portugal6 20112306628.7%------------
33Trinidad and Tobago5 2010421228.6%6 201031722.6%
34Italy2 201363017928.4%2 20133198627.0%
35Austria9 20081835127.9%N.A.611931.1%
36Ethiopia5 201054715227.8%5 20101352216.3%
37Afghanistan9 20102496927.7%1 20111022827.5%
38France6 201257715526.9%9 20113477722.2%
39Lesotho5 20121203226.7%6 201233927.3%
"Tunisia10 20112175826.7%------------
40Belarus9 20121092926.6%8 2012572035.1%
41South Sudan8 20113328826.5%8 201150510.0%
42El Salvador3 2012842226.2%------------
43Bolivia12 20091303325.4%12 2009361747.2%
44Iraq3 20103258225.2%------------
45Lao People's Democratic Republic4 20111323325.0%------------
46Australia8 20101503724.7%8 2010762938.2%
"Canada5 20113087624.7%N.A.1033937.9%
47Sudan4 20103548724.6%5 201028517.9%
48Lithuania10 20121393424.5%------------
49Namibia11 2009781924.4%11 201026726.9%
"Viet Nam5 201150012224.4%------------
50Kazakhstan1 20121072624.3%8 20114724.3%
http://www.ipu.org/wmn-e/classif.htm

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Yeşim Arat- "Niye kadın kotası?"




Niye kadın kotası?


YEŞİM ARAT


Radikal 2 / 08/04/2007
Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği, KADER'in son günlerde bıyıklı kadınlarıyla gündeme gelen "Haydi Kadınları Seçelim" kampanyası siyasal temsilde kadın kotası konusunu bir kere daha tartışmaya açtı. "Kotaya gerek var mı, yok mu? Kadınlar siyaset kategorisi mi, değil mi?
Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği, KADER'in son günlerde bıyıklı kadınlarıyla gündeme gelen "Haydi Kadınları Seçelim" kampanyası siyasal temsilde kadın kotası konusunu bir kere daha tartışmaya açtı. "Kotaya gerek var mı, yok mu? Kadınlar siyaset kategorisi mi, değil mi? Önce başörtülü olduğu için parlamentoya giremeyen kadınların sorunlarını mı çözelim? Kotalar demokratik siyasetin alanını genişletiyor mu, genişletmiyor mu?" sorularına farklı cevaplar veriliyor. Hem kadın, hem erkek milletvekilleri ve belediye meclisi üyeleri ile derinlemesine mülakatlar yaparak, 1983 yılında "Kadınlar Türkiye'de niye siyasete katılmıyor?" konusunda doktora tezi yazdıktan sonra, o gün bugün bu konuda düşünen bir siyaset bilimci olarak, görüşlerimi yazmak istedim.
Eşitlik için kadın kotası
Evet kurucu üyesi olduğum KADER'in de savunduğu "siyasette kadın kotası"nı destekliyorum. Kadınlarla erkeklerin eşit olduğunun kanunen tanınması fiilen bu eşitliğin sağlanması için gerekli fakat yetersiz bir şarttır. Eşitlik kadınlarla erkeklere aynı şekilde davranarak sağlanamaz. Fiili eşitsizliğin olduğu zamanlarda, eşitlik kadınlarla erkeklere farklı davranılarak sağlanabilinir. Temsil haklarını kullanırken kadınlar halen negatif ayrımcılıkla karşı karşıyadırlar. Pek çok yetenekli kadın, zor şartlara, her türlü toplumsal koşullandırmaya, geleneksel rollere, beklentilere rağmen, doktor, avukat olabiliyor ama erkeklerin oluşturduğu siyasi kulislerin içinde yer alamadığı, erkeklerin belirlediği parti listelerine giremediği için, siyasal hayata temsilci olarak katılamıyor. Ancak kota gibi bir olumlu ayrımcılık yöntemi bu negatif ayrımcılığın izlerini hafifletebilir, fiili eşitliğin sağlanması için bir başlangıç olabilir.
Kotanın kadınların siyasal temsil sorununu kökünden çözeceğini veya "kadınlar siyasal bir kategoridir" diye kota konulması gerektiğini düşünmüyorum. Ama kotaya karşı olanların savunduğunun aksine, kotanın "demokratik siyasetin alanını" genişletmeye katkıda bulunacağını düşündüğüm için kotayı destekliyorum.
Kadınlar vatandaşlık haklarını kullanmak isteyen çok önemli bir grup. Hepimizin bildiği gibi toplumun en az yüzde 50'si kadın. Bu oranın yüksekliği, kadınları pek çok başka gruptan farklı kılıyor. Eğer demokrasi ortak çıkarların ortak katılımla belirleneceği bir yönetim biçimi ise, kadınların kendi sorunlarını kendi dilleri ile ifade edemedikleri bir demokrasi düşünülemez. Bu katılım, "kadınların siyasal kategori" olup olmamasının ötesinde bir demokrasi gereğidir.
Ayrıca kadınların sorunlarını erkeklerin yansıtması bugüne kadar bu sorunları çözüme götürmedi. Kadınlar erkeklerden eğitimsizdir, erkeklerden fakirdir, erkeklerden dayak yiyendir. Kadınların siyasal alanda kendilerini temsil edememeleri, her biri negatif ayrımcılığın parçası olan, bu yapısal eşitsizliklerle de ilişkilidir. Nitekim milletvekilleri, üniversite eğitimi almış, ekonomik bağımsızlığı olan, kendilerine güvenen, siyaseti takip edebilecek zamanı olan kişilerden oluşur.
Böyle bir kadın potası yok değildir ama erkeklerinkine oranla küçüktür.
Kısırdöngüde bir açılım
Bu yapısal sorunların çözülmesi esastır. Kota da tam bu noktada önem kazanır. Yapısal sorunlar çözülmeden, kadınlar siyasete erkeklerle eşit şartlarda katılamaz. Kadınlar siyasete ağırlıklarını koymadıkça da bu yapısal sorunlar çözülmez, en azından 70 yıldır çözülemedi. Kota belki sorunu çözmeyecek ama bu kısırdöngüde bir açılım yaratacaktır.
Çözmemiz gereken sorunların bir sonucu olarak, kota bu sorunlara dikkat çekecek, onları gündemde tutacak ve şimdi yaptığımız gibi bu sorunları tartışmamıza yol açacaktır. Bir an evvel kotadan kurtulup kadın erkek ilişkilerini dönüştürme, normalleştirme gereğini bize hatırlatacaktır. Ümit ederiz ki kota ile seçilen kadınlar, Meclis'te, kendi partilerinin desteği ile kadın erkek ayrımcılığının kökenindeki yapısal sorunlara el atarlar. Tabii bu konularla uğraşmamaları da bir olasılık, ama yine de kotadan vazgeçmek için yeterli sebep değil. Eğer kotayla seçilen kadınlar bu toplumsal dönüşümü değiştirmek için uğraşırlarsa çok önemli adımlar atmış olurlar, eğer olmazlarsa da bu konunun önemini, kotaya gerek duyan bir toplumun kadın temsilcileri olarak gündemde tutarlar. Nitekim seçilenlerin düş kırıklığı yaratması nadir bir durum değildir. Biraz da kadın temsilciler düş kırıklığı yaratmış olurlar. Bu arada farklı bir ses duyabiliriz, farklı sorunlar gündeme gelebilir, genç kızlara siyasete en üst düzeyde katılabilecekleri mesajı verilir, demokratik siyaset alanı biraz olsun genişler.
Son olarak başörtüsü konusuna değinmek istiyorum. Evet yasal engeller yüzünden başörtülü kadınlar parlamentoya giremiyor. Kanımca bu engellerin kaldırılması gerekiyor. Farklı deneyimleri olan kadınlar, farklı öncelikleri etrafında birleşir, bazen koalisyon kurarlar, bazen kurmazlar. Bu birliktelikler zaman içinde de değişir. Ama bu kota için çalışmayı veya kota konusuna, seçimlere altı ay kalmışken öncelik vermeyi niye engellesin?

YEŞİM ARAT: Prof. Dr., Boğaziçi Üni., Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü

Avukatlar ve Mühendisler mecliste koltuk sahibi


Editör notu: Avukatların sadece %37,7'si kadınmış. Ve Baro yönetim kurullarında %19 temsilleri var, baro başkanı kadın sayısı ise sadece 4 (78 baro varmış.). Mühendislerde ise erkeklerin ezici bir sayısal üstünlüğü var. Meclise prestijli mesleklerin sahipleri giriyor, ve bu meslekleri ve de özellikle onların yönetici pozisyonlarını erkekler işgal etmiş durumda. Belki TBMM'de kadınların bu kadar az temsil edilmesinin (%14,41) bir nedeni de budur...


Her 5 vekilden 1’i avukat

14 Haziran 2011 Salı 10:20
Yeni tabloya göre milletvekillerinin yüzde 93.7’si üniversite mezunu
görev yapacak 550 vekilin yüzde 17.8’i avukatlardan, yüzde 10.7’si ise mühendislerden oluşurken 10 gazeteci de Meclis’e girdi.
12 Haziran genel seçimlerinin ardından ortaya çıkan yeni tabloya göre milletvekillerinin yüzde 93.7’si üniversite mezunlarından oluştu. Yeni dönemde görev yapacak milletvekilleri arasında avukatlık ve mühendislik alanındaki meslek grupları öne çıktı.
TBMM’de ter dökecek 550 vekilin 513’ü üniversite mezunu. Milletvekillerinin 35’i ortaöğretim, 2’si de ilköğretim mezunları arasından parlamentoya girdi.
Siyasi partiler içinde 326 vekil çıkaran AKP’nin 314 vekili (yüzde 97) üniversite, 12 vekili (yüzde 3) ortaöğretim mezunu. Yeni dönemde 135 sandalyeye sahip olacak CHP’de milletvekillerinin 127’si (yüzde 95) üniversite mezunlarından oluşurken 6 vekil ortöğretim, 2 vekil de ilköğretim mezunu oldu.
MHP’de 53 milletvekilinin 47’si (yüzde 89) üniversite mezunu adaylardan seçilirken 6’sı ortaöğretim mezunu. 36 sandalye kazanan bağımsız milletvekillerinin yüzde 30’u ortaöğretim mezunlarından oluştu.
Bağımsız vekillerin 25’i üniversite, 11’i lise mezunu.

Meclis’te 34 doktor

Yeni dönemde 550 milletvekilinin 98’i avukatlardan, 59’u da mühendis vekillerden seçildi. Parlamentoya giren doktor sayısı 34, gazeteci sayısı 10 oldu. Avukatlar 550 sandalyenin yüzde 17.8’ini, mühendislerse yüzde 10.7’sini oluşturdu. Buna göre TBMM’de görev yapacak her 5 vekilden biri avukat.
Eğitimci ve öğretmen kökenli vekil sayısı 11 olarak belirlendi. AKP’nin kendi rozetiyle parlamentoya gönderdiği 326 vekilin 62’sini avukatlar, 39’unu mühendisler, 27’sini öğretim üyeleri, 14’ünü doktorlar, 9’unu da eczacılar oluşturdu.
AKP’den mesleği yöneticilik olan 13 vekil de parlamentoya girdi. AKP’ninvekilleri içinde avukatların oranı yüzde 19 oldu.. Buna göre her 5 AKP’li milletvekilinin 1’i de avukat olacak.

1. Kadın Avukatlar Kurultayı

Son Güncelleme: 26.04.2012 21:31:06 
Etkinlik Tarihi: 24.04.2012

TÜBAKKOM 1.KADIN AVUKATLAR KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ





























 TÜBAKKOM  (Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu)
      1.KADIN AVUKATLAR KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ

TÜBAKKOM (Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu) 21-22 Nisan tarihlerinde TBB Avukat Özdemir Özok Kültür ve Kongre Merkezinde 1. Kadın Avukatlar Kurultayını 34 Baronun Katılımı ve 95 delegenin katılımı ile düzenledi.

Divan başkanlığını TÜBAKKOM Kurucu Başkanı Av. Nazan Moroğlu'nun, Başkan Yardımcılığını İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Aydeniz Tuskan’ın ve Divan Üyeliklerini TÜBAKKOM Dönem Sözcüsü Av. Hidaye Kahyaoğlu, Hatay Barosu'ndan Av.Hatice Can ile Ankara Barosu'ndan Av.Selcik Ulusoy'un yaptığı Kurultay'da, Türkiye Barolar Birliğine 74.492 avukat kayıtlı olduğu, bunun  28.115'inin kadın avukat (% 37.7) olmasına rağmen, Yönetim kurullarında kadın avukat oranının %19 olduğunu, temsilde adalet sağlanamadığını önemle vurguladı.

78 Barodan 16'sında hiç kadın Yönetim kurulu üyesi olmadığına, sadece 4 Baro başkanının kadın olduğuna dikkat çekildi.
Kurultaya İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Hale Akgün, Başkan Yardımcısı Av. Nilüfer Ay ve üyeler Av.Elif Turnacı Çavuş, Av.Bahar Ünlüer Öztürk , Av.İnci Göktepe katıldılar. Av. Nilüfer Ay “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İçin Anayasa Değişikliliği Önerileri” tebliğini; Av. Hale Akgün “Kadının İnsan Hakları ve Uluslararası Sözleşmelerin Analizi” isimli Çalışma Grubu raporunu okudu.

Kadın avukatlara karşı uygulanan ayrımcılığın kaldırılması, mesleki sorunlarına çözüm üretilmesi konularına dört ana başlıkta yapılan çalışma gruplarınca değinilmiş ve Sonuç Bildirgesinde yer verilmiştir.

SONUÇ BİLDİRGESİ

1999 Yılında İstanbul Barosu öncülüğünde kurulmuş olan TÜBAKKOM, yasaların çıkarılmasında ve uygulanmasında kadın erkek eşitliğinin sağlanması, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konularında çalışmalarını sürdürürken ülkemizde demokrasinin, laik hukuk düzeninin, yargı bağımsızlığının ve savunma hakkının korunmasını temel amaç olarak benimsemiştir.
Yaşamın her alanında eşit ve görünür olmak ve meslek örgütlerimizdeki ataerkil anlayışa karşı farkındalığımızı arttırmak için toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden mesleki yapılanmadaki yerimizi sorgulamak ve söylemimizi "toplumsal cinsiyet eşitliği" temelinde oluşturmak için düzenlenen TÜBAKKOM 1.Kadın Avukatlar Kurultayında aşağıdaki hususlar oybirliği ile kabul edilmiş ve TBB Yönetim Kuruluna iletilmiştir.

·       Barolar bünyesinde Kadın Hukuku Komisyonu/merkezlerinin kurulmasının zorunlu hale getirilmesi
·        Uluslararası sözleşmelerin iç hukuka uyarlanması ve uygulanmasında öncelikle laik, kesintisiz, zorunlu eğitimin tüm kademelerinde ve özellikle hukuk eğitiminde “toplumsal cinsiyet eşitliğinin” benimsenmesi, hukuk fakültelerinde kadının insan hakları hukukunun zorunlu ders olarak okutulması
·       Staj Eğitiminden başlamak üzere toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik ayrımcılığın önlenmesine yönelik meslek içi eğitim çalışmalarının yapılması,
·        Kadın avukatların TBB ve Baroların tüm organlarında eşit temsil edilebilmesi için “cinsiyet kotası ( %50) ”  uygulanması,

·       Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yazılı görsel ve sosyal medyada işlenmesinin sağlanması,

·       Kadın avukatların çalışma koşullarının iyileştirilmesi,  çalışma ve aile yaşamlarının uyumlaştırılması bu bağlamda avukatların çocukları için barolar ve bakanlık işbirliği ile adliye binalarında çocuk bakım ünitelerinin kurulması, TBB ve barolar bünyesinde bu konuda gerekli izleme ve denetim mekanizmalarının oluşturulması,

·        Kadın Avukatların çalışma yaşamında maruz kaldığı fiziksel, ekonomik, cinsel, sözel, duygusal her türlü şiddetin önlenmesine ilişkin barolar bünyesinde denetim ve izleme biriminin kurulması, bu konuya ilişkin özellikle 1136 Sayılı Avukatlık Kanununda mevzuat değişikliği yapılması,

·       6284 Sayılı Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Yasası kapsamında yeniden yapılandırılan Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Danışma Kurulunda TÜBAKKOM temsilcisinin yer alması, İllerde oluşturulacak Koordinasyon Merkezlerinin kuruluş ve işleyişinde Barolara yetki ve sorumluluk verilmesi

·       TBB ve Baroların bütçelerinin cinsiyete duyarlı olarak düzenlenmesi

Tüm bu çözümlerin yaşama geçirebilmesi için Uluslararası Sözleşmeler ve Ulusal Mevzuat dikkate alınarak Avukatlık Kanununda da düzenleme yapılması TÜBAKKOM 1.Kadın Avukatlar Kurultayında oybirliği ile kabul edilmiştir. Kamuoyuna duyurulur.

TBMM'de vekillerin cinsiyete göre dağılımı

Cinsiyete Göre Dağılım

TBMM'deki utanç verici dağılım...

Parti AdıKadınErkekParti Toplam
SayıOranSayıOran
Adalet Ve Kalkınma Partisi46% 14,06281% 85,93327
Cumhuriyet Halk Partisi19% 14,17115% 85,82134
Milliyetçi Hareket Partisi3% 5,7649% 94,2352
Barış Ve Demokrasi Partisi9% 31,0320% 68,9629
Bağımsız Milletvekili2% 33,334% 66,666
Genel Toplam79% 14,41469% 85,58548

14 Nisan 2013 Pazar

Penissiz ve kız gibi yetiştirilen ama kızlığı kabul etmeyen erkekler hakkında


"One study looked at twenty-five boys who were born without a penis and who were then castrated and raised as girls.

"All of them showed male patterns of rough-and-tumble play and had typically male attitudes and interests.

More than half of them spontaneously declared they were boys, one when he was just five years old."

Not: Bu alıntı yine Boş Sayfa (Blank Slate) adlı kitaptandır. by Steven Pinker

13 Nisan 2013 Cumartesi

Kadınlar ve erkeklerin mesleki ilgilerinin dağılımı


«On average, women are more interested in dealing with people and men with things.»
Boys are more interested in «realistic», «theoretical», and «investigative» pursuits, and girls more interested in «artistic» and «social» pursuits.
by  Linda Gottfredson. The results are obtained by the method of vocational tests.

Alıntı Boş Sayfa by Steven Pinker'dan...

ABD'de etnisitelere göre kadın-erkek gelir eşitsizliği

ABD'de kadın-erkek ücret eşitsizliklerinin etnisitelere dağılım

12 Nisan 2013 Cuma

Maymunlarda oyuncak seçimi

Sex differences in response to children’s toys in
nonhuman primates (Cercopithecus aethiops sabaeus)

Gerianne M. Alexandera, Melissa Hinesa,
University of California, Los Angeles, USA
Texas A & M University, College Station, USA
City University, London, UK

Receipt of original submission 8 January 2002; Receipt of final revision 2 June 2002

Abstract

Sex differences in children’s toy preferences are thought by many to arise from gender socialization. However, evidence from patients with endocrine disorders suggests that biological factors during early development (e.g., levels of androgens) are influential. In this study, we found that vervet monkeys (Cercopithecus aethiops sabaeus) show sex differences in toy preferences similar to those documented previously in children. The percent of contact time with toys typically preferred by boys (a car and a ball) was greater in male vervets (n = 33) than in female vervets (n = 30) (P < .05), whereas the percent of contact time with toys typically preferred by girls (a doll and a pot) was greater in female vervets than in male vervets (P < .01). In contrast, contact time with toys preferred equally by boys and girls (a picture book and a stuffed dog) was comparable in male and female vervets. The results suggest that sexually differentiated object preferences arose early in human evolution, prior to the emergence of a distinct hominid lineage. This implies that sexually dimorphic preferences for features (e.g., color, shape, movement) may have evolved from differential selection pressures based on the different behavioral roles of males and females, and that evolved object feature preferences may contribute to present day sexually dimorphic toy preferences in children.

D 2002 Elsevier Science Inc. All rights reserved.

Keywords: Human evolution; Sex differences; Toy preferences; Monkeys

Dünya Bankasının gözünden kadınların işgücü piyasasına katılımının anlık durumu


In most countries, women are less likely than men to participate in the labor market, that is, less likely to be employed or looking actively for a job.
Employment is defined as participation in an economic activity, which in turn covers all market production (paid work) and certain types of non-market production (unpaid work), including production of goods for own use. It excludes household chores in one’s own household, such as cooking, cleaning, or care for children or elderly members of the household. Labor force participation rates are defined as the number of active persons in the adult population (aged 15-64, or 15 and above).
As shown in the figure below, women’s participation rates tend to follow a U-shape with respect to countries’ level of development. Female participation in employment is high and the gender gap low in many low income countries where women are engaged in unpaid subsistence agriculture, although they are less involved in paid activities outside the household. Women also tend to be active in high income countries, where over two-thirds of the female adult population participate in the labor market and the gender gap in labor force participation rates is less than 15 percent on average. This is especially true in countries with extensive social protection coverage and societies where part-time work is possible and accepted. In contrast, men’s participation rates are rather stable across countries in different income groups.
Women’s participation rates vary greatly across developing regions
For developing countries, average patterns of women’s labor force participation are more mixed, ranging from a low of 21 percent in the Middle East & North Africa region in year 2010, to a high of 71 percent in the East Asia & Pacific region. The gender gaps in labor force participation are also highest in the Middle East & North Africa and South Asia regions, where men’s participation rates exceed women’s by over 50 percentage points.
Women are more likely to be engaged in vulnerable jobs in the South Asia and Middle East & North Africa regions
The low participation rates of women in these regions are coupled with vulnerable employment for the women who are employed. Vulnerable employment is defined as the proportion of workers engaged in unpaid family workers and own-account work as a percentage of total employment. While the proportion of men and women employed in vulnerable jobs are nearly equal in the Europe & Central Asia and Latin American & Caribbean regions, the average gender gaps range from 8 – 15 percentage points in the Middle East & North Africa and South Asia regions.
Regional trends show narrowing gender gaps in some regions, and widening gaps in others
From 1990 to 2010, the ratio of female to male labor force participation show mixed trends across developing country regions. Women’s participation rates in the Latin American & Caribbean region showed the most gains, increasing by 18 percentage points in the last two decades, although the size of the participation gap remains large – only two-thirds of men’s participation rates. Some improvements also occurred in the Sub-Saharan Africa (+8 percentage points) and the Middle East & North Africa regions (+3 percentage points).
On the other hand, the South Asia region experienced a slight widening of the gender gap in participation (-3 percentage points), and in the East Asia & Pacific and Europe & Central Asia regions (both fell by 1 percentage point).
These labor force trends contrasts with other economic and social changes which are expected to increase women’s access to labor markets. Women in low and middle income countries have seen significant improvements in human capital indicators: they study longer, have fewer children, have safer childbirths, and live longer. These improvements have translated to only minimal changes in the ratio of female to male labor force participation rates overall.
Low & Middle Income Countries, 1990-2010
Human capital measures19901995200020052010
Life expectancy at birth, female (years)6566676870 
Fertility rate, total (births per woman)4333
Maternal mortality ratio
(modeled estimate, per 100,000 live births)
440400350290230 
Ratio of female to male primary enrollment (%)929597
Ratio of female to male secondary enrollment (%)909496
Literacy rate, youth female
(% of females ages 15-24)
768286
Gender Gap in Labor Force Participation
Ratio of female to male labor force
participation rate (%)
6768686968